MÜTTEFİKİMİZ ABD, TAŞERONU PKK VE TÜRKİYE

2013-05-21 14:03:00

Amerika’nın yıllardır dünya üzerinde kurduğu taktik nedir ve nasıl işler? Böl ve yut taktiğidir. Etnik ve dini ayrıştırmaya dayalıdır. Nasıl mı? En güzel örnekler bizim coğrafyamızdadır. Türkiye’de etnik ayrım yapmak isterler. Görüldüğü üzere Kürtler her gün ayrı bir olay çıkarıyor, askerlerimiz şehit ediliyor KCK adı altında büyük şehirlerde yapılanıyorlar. Irak’ta Şii-Sünni çatışması çıkarıyorlar ve amaçlarına her seferinde biraz daha fazla yaklaşıyorlar.             Aslında ülkemiz için bakıldığında Körfez Savaşı sırasında Irak’tan kaçan Kürtler ülkemiz sınır kapılarına dayandı. Amerikan belgelerinde geçen bilgiye göre “en Amerikancı Türk Özal” Amerika’dan yardım istedi ve ABD hemen bu coğrafyada istediği gibi elini kolunu sallayarak istediğini yapma-yaptırmaya başladı. Bakıldığında özerklik-bağımsızlık isteyen Kürtler aslında yüzyıllardır kardeşçe yaşadığımız Kürtler değil. Irak’tan kaçan Kürtler. Ve Türk topraklarında ayrım yapmak için git gide sayılarını artırmaya çalışıyorlar.               Şimdi biraz ülkemizde ve ülkemizde gözü olanlarda ne gibi işler karıştırılmış bakalım: — 2009’da Habur’dan gelen 34 terörist kucaklanarak karşılandı. — Son on yıllık politikalar Türkiye’yi başka bir dönemece soktu. — 2007’de Amerika’da PKK’nın silahsızlandırılması projesi başlatıldı. Buna bağlı olarak Pkk’lılar için kademeli af çıkarılması önerildi. Anayasadan “Türk” kelimesi çıkarılsın istendi. Sonu&ccedi... Devamı

İLGİNÇ KOMPLO TEORİLERİ !

2013-05-21 14:02:00

Adnan Kahveci- Eski Maliye Bakanı, dedi ki; "Bizim bağımsız olmamız için Amerika ve IMF'den kurtulmamız lazım." 2 gün sonra trafik kazasında öldü..!   Bedri İnce Tahtacı- Saadet Partisi Milletvekili, dedi ki; "Amerika en büyük engeldir bir ülkede; ABD istediğini “Başbakan” yapar, istediğini “Cumhurbaşkanı" 5 gün sonra Antep'e giderken trafik kazasında öldü.       Turgut Özal- Cumhurbaşkanı. Dedi ki; "Musul ve Kerkük bizimdir. Bunu dünya biliyor, alacağız" 10 gün sonra öldü..!    Eşref Bitlis- Jandarma Genel Komutanı, dedi ki; "Amerika'nın İncirlik'ten kalkan uçakları PKK'ya yardım dağıtıyor." 4 gün sonra -60 dereceye dayanıklı olan TSK'ya ait uçak ile Siirt'e giderken kaza geçirdi. Uçağı daha kalkar iken Ankara Yenimahalle posta işleme merkezine düştü ve öldü..! Kaza nedeni uçak motorlarının buzlanması! Oysa Siirt'te o esnada hava soğukluğu -11 derece idi. Ankara'da ise -5.    Recep Yazıcıoğlu- Denizli Valisi; Denizli'de kanun çıkardı; "bundan sonra kafe ve benzeri yerlerde İngilizce isim kullanılmayacak, yani cafe değil kahve yazılacak" dedi ve 1 hafta sonra Ankara'ya giderken trafik kazasında öldü..!    Bahtiyar Aydın- Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı; "Bu dış mihrakların büyük bir oyunu, sakın inanmayın kanmayın kardeşi kardeşe vurduruyorlar. Lice'si ile Hani'si ile Edirne'si ve Eruh'u, Muş'u ile aynı ırkın evlatlarıyız, bu ülke kolay kazanılmadı, Çanakkale'de dedelerimiz omuz omuza can vererek kazandılar, biz de ülkemizi layığı ile muhafaza edeceğiz, PKK sorunu ve bu ABD oyunu bitecek" dedi ve10 gün sonra Diyarbakır Lice'de... Devamı

AVRUPA BİRLİĞİ!

2013-05-21 14:01:00

İsterseniz önce biraz hafızamızı tazeleyelim.   Tom Spencer- AB Dış ilişkiler Komitesi Başkanı 1999 :         ''Türklere ileride bir gün AB'nin parçası olacakları yolunda 30 yıldır söz vererek hiç dürüst bir davranışta bulunmadığımızı düşünüyorum. Çünkü gerçek, AB'nin Türkiye'yi üye olarak kabul etme yolunda hiç bir niyetinin olmadığıdır. Türkiye bir yandan köktendincilerin diğer yandan bizim tutamayacağımız sözlerin arasına sıkışmış durumdadır. Türkiye'ye gerçek niyetimizi anlatmamız daha dürüst bir davranış olurdu.''   Valery Giscard D'estaing- Fransa Eski Cumhurbaşkanı 2000 :         ''Türkiye'nin Avrupa Birliği içinde yeri olmayacak. Bugün Avrupa'da hiç bir lider Türkiye'yi AB içinde istemiyor. Yarın içinde böyle bir niyetleri bulunmamaktadır. Türkiye’ye haksızlık ediliyor. Çünkü Türkiye AB tarafından aldatılıyor. Helsinki’de aday yapılması Türkiye'ye boşuna umut vermektir...''   Helmut Schmidt- Almanya Eski Başbakanı 2000 :         ''Avrupa'nın geleceğinde ne olursa olsun Türkiye'nin yeri yoktur.70 milyon Türk vatandaşını Avrupa'nın içinde serbestçe dolaştıramayız. Avrupa'nın İran,Irak,Sureye gibi ülkelerle sınır komşusu olmasını kabullenemeyiz.Türkiye ile ekonomik ilişkilerimizi sürdürmeliyiz.Genç ve hızlı büyüyen nüfusunun satın alma gücünden faydalanmalıyız.Ancak,Bu ülkenin globalleşmenin temel prensiplerine sahip olmadığını ve uluslararası kardeşliği içine sindiremediğini de görmeliyiz...''           Av... Devamı

YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

2013-05-21 13:59:00

Öncelikle başkanlık sisteminin en iyi örneği Amerika Birleşik Devletleridir. Yapılan araştırmalara göre, dünyada en gelişmiş demokratik 20 ülke arasında başkanlık sistemi ile yönetilen tek ülke Amerika’dır.  Amerika’nın en önemli ve tehlikeli ihraç ürünü başkanlık sistemidir. Bu sistemi sadece üçüncü sınıf dünya ülkeleri ve gelişmekte olan bazı ülkeler kullanmaktadır. Bu sistem halk için değil, halka karşı ayakta durmak için vardır. Sizce Amerika’da başkanı halk mı, yoksa zengin bankerler mi seçiyor? Buna mantık yürütüp siz karar verin!            Biraz da CFR’ye değinmekte fayda var. CFR'nin açık okunuşu "Council of Foreign Relations" yani "Dış İlişkiler Komitesi"dir. Gizli Dünya Devleti'nin en önemli organlarından biridir ve Yuvarlak Masa teorisine göre şekillendirilmiş organizasyonların en eskilerindendir. Finansal kontrolün tek bir elde toplandığı sistemdir. Her şey “tek dünya düzeni” içindir!            Şimdi ülkemize dönelim, bakalım bizi nasıl zor duruma düşürecek ve bu ülkeyi bölmeyi kolaylaştıracak ne gibi imzalar atılmış: 1988’de Özal zamanında Strasbourg Sözleşmesi imzalandı. ( en azından internetten girip ne gibi maddeleri olduğuna bakmanızda büyük fayda var.)          1991 Yıldırım Akbulut Hükümeti zamanında “Avrupa Yerel Yönetimlere Özerklik Şartı” kabul edildi. Bu anlaşmayla üniter devlet yapısı inkâr edilmiş olunuyor. Yani Batı’ya federal devlet olmak için söz verilmiştir. Bugün BDP, PKK’nın dile getirdiği t&uum... Devamı

SİZ BİLMEZSİNİZ! (ERMENİ SOYKIRIMI)

2013-05-21 13:58:00

1840 yılında ortalıkta hiçbir çatışma yokken Maraş'ta bir dağın tepesinde kurulmuş bir Türk karakolunu yörede gizlice örgütlenmiş olan beş bin dolayında silahlı Ermeni gücü gece yarısı bastı. 400 dolayındaki Türk askeri ile subayının kulaklarını, burnunu keserek yavaş yavaş öldürdüler. Siz  bunu bilmezsiniz ya da bilmek istemezsiniz. Neden mi? Çünkü siz Ermenisiniz!                1870'li yılların başında Kafkas kuzeyi, Kafkasya ve Gürcistan'da silahlandırılan Ermeniler Türk kökenli köylere saldırdılar. Bu bölgelerde Türk sayısının azalması böyle başladı.  Biliyor musunuz? Bilmiyorsunuz. Bilmek mi istemiyorsunuz?          1878-79'daki ünlü "93 Harbi"nde bölgeyi çok iyi tanıdıkları için Ruslara kılavuzluk edenler de, cephe gerilerindeki köyleri basanlar da Ermenilerdi.   Sizin "Ermeni açık oturumları"nda boy gösteren tarihçileriniz bunu bilir mi? Bilir bilir... Bilir de söylemezler. Çünkü onların tiniyetleri, cibiliyetleri bozuktur! Tek bir laf etmezler!          1905 yılında Küçük Ergeş Beğ'in savunduğu Andican'ı tutuşturarak 20.000 Özbek Türk'ünü öldüren kim? Ruslar değil! Rus ordusuna bu işi yapmak için karşı koyan Ermeni birliği! Biliyor musunuz? Bilmezsiniz...          Siz şimdi 20.yy.'ın en büyük kıyımı mı dersiniz, kırımı mı dersiniz bilemem ama Karabağ'ı da bilmezsiniz! Hani 100.000 kişi yerinden yurdundan olmuştu... Aaa siz şimdi 20.yy.’ın en büyük saldırısı, kanlı kıyımı olan Azerbaycan'ın %10’nunun ele geçirilip, bir milyon k... Devamı

HAARP NEDİR?

2013-05-21 13:56:00

   HAARP- Bu harfler ABD'nin en gizli askeri projelerinden biri olan 'High Frequency Active Auroral Research Program' isminin baş harfleri. Adından da görüldüğü gibi yüksek frekansla ilgili bir program bu.    Bu proje 10 yıldan beri, Alaska'da Gakona askeri üssü yakınlarında, ABD Hava ve Deniz Kuvvetlerince gerçekleştiriliyor. Resmi amacı, İyonosfer'de araştırma yapmak. Bu projenin gerçekleşmesinde 3 Amerikan şirketi ARCO, Raytheon ve E-Sistemleri önemli rol oynadı ve hala oynuyor.   Amerikalı askeri yetkililere göre HAARP şunları gerçekleştirecek : 1.Atmosferdeki termonükleer araçların elektro manyetik araçlarını değiştirmek, 2.Denizaltılarla haberleşmeyi kolaylaştırmak, 3.Radar sistemlerini son derece geliştirmek, 4.Çok büyük bir bölgede, ABD ordusu dışında tüm haberleşmeyi durdurmak, 5.EMass Cray bilgisayarları ile ortaklaşa, toprağın altını çok derinlere kadar incelemek, 6.Büyük alanlarda petrol, doğalgaz ve mineralleri tespit etmek, 7.Cruise füzeleri gibi her türlü saldırı silahı ve uçağı havada imha etmek.       Gelgelelim bu projeye karşı çıkan Amerikan bilim adamları da var. Sebebi çok tehlikeli olması, bunun yanında bu güce sahip olanın dünyanın tek hâkimi olacağı iddiası. Projenin karşıtlarından biri olan ABD'nin en ünlü jeofizikçilerinden Prof. Gordon J. F. MacDonald''e göre, elektromanyetik teknoloji bakın daha neler yapabilir: 1.İklimleri değiştirebilir, 2.Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir, 3.Ozon tabakası ile oynanabilir, 4.Deprem yaratabilir, 5.Okyanus dalgalarını kontrol edebilir, 6.Dünyanın enerji alanları ile oynayarak, insan beynini kontrol altına alabilir, 7.Radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluştur... Devamı

HAARP NEDİR?

2013-05-21 13:56:00

   HAARP- Bu harfler ABD'nin en gizli askeri projelerinden biri olan 'High Frequency Active Auroral Research Program' isminin baş harfleri. Adından da görüldüğü gibi yüksek frekansla ilgili bir program bu.    Bu proje 10 yıldan beri, Alaska'da Gakona askeri üssü yakınlarında, ABD Hava ve Deniz Kuvvetlerince gerçekleştiriliyor. Resmi amacı, İyonosfer'de araştırma yapmak. Bu projenin gerçekleşmesinde 3 Amerikan şirketi ARCO, Raytheon ve E-Sistemleri önemli rol oynadı ve hala oynuyor.   Amerikalı askeri yetkililere göre HAARP şunları gerçekleştirecek : 1.Atmosferdeki termonükleer araçların elektro manyetik araçlarını değiştirmek, 2.Denizaltılarla haberleşmeyi kolaylaştırmak, 3.Radar sistemlerini son derece geliştirmek, 4.Çok büyük bir bölgede, ABD ordusu dışında tüm haberleşmeyi durdurmak, 5.EMass Cray bilgisayarları ile ortaklaşa, toprağın altını çok derinlere kadar incelemek, 6.Büyük alanlarda petrol, doğalgaz ve mineralleri tespit etmek, 7.Cruise füzeleri gibi her türlü saldırı silahı ve uçağı havada imha etmek.       Gelgelelim bu projeye karşı çıkan Amerikan bilim adamları da var. Sebebi çok tehlikeli olması, bunun yanında bu güce sahip olanın dünyanın tek hâkimi olacağı iddiası. Projenin karşıtlarından biri olan ABD'nin en ünlü jeofizikçilerinden Prof. Gordon J. F. MacDonald''e göre, elektromanyetik teknoloji bakın daha neler yapabilir: 1.İklimleri değiştirebilir, 2.Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir, 3.Ozon tabakası ile oynanabilir, 4.Deprem yaratabilir, 5.Okyanus dalgalarını kontrol edebilir, 6.Dünyanın enerji alanları ile oynayarak, insan beynini kontrol altına alabilir, 7.Radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluştur... Devamı

TÜRKİYE'NİN STRATEJİSİ (!)

2013-02-21 14:33:00

              Arap Baharı’ndan sonra bölgedeki kaos ve şiddet yerini vahşete bıraktı zaman zaman. Baharın yaşandığı bölgeye- ülkelere bakınca nedense her ne kadar ülkelerindeki insanlar yoksul gibi görünse de dış borçlarının olmadığını görüyoruz. Peki, bu bölgeyi borçlandırmak için ne yapıldığını biliyor musunuz? Tabi ki hayır! Arap Baharı bölgesine tam tamına 220 milyon kredi kartı dağıtılıyor. İnsanları borçlandırmak, yaşadıkları ülkenin ekonomisini alt üst etmek ve bu borçlandırma üzerinden çok daha rahat ve karlı bir şekilde petrol alabilmek için! Biz hep Arap Baharı’nı savunduk. Neden? Çünkü bölgeye demokrasi geliyordu(!)                         Örneğin yılların liderlerini düşman olarak gösterdiler bölge halklarına. Batı’nın kuklalarını-casuslarını başa geçirdiler. Örneğin geçen hafta Tunus Başbakanı Cibali istifa etti. Her ne hikmetse seçimlerde yine aday gösteriliyor. Neden mi? Çünkü yerine daha iyi bir kukla bulunamadığı için. Aslında en güzel örnek yanı başımızda duruyor. Komşumuz Suriye! Batı’nın istemediği hiç kimse bu kadar dayanamaz ayakta kalmaya. Ama Esad neden hala koltuğunun başında. Esad’ın yerine geçecek daha iyi bir kukla bulunamıyor da ondan. Yani Esad’ın çok da güçlü olduğundan değil.               Gelelim ülkemize. Önce müttefikimiz(!) ABD ve Avrupalı devletler bizim arkamızda gibi yaptı Suriye konusunda. Bizde ahkâm kesmeye başladık, Rusya ve İran ile papaz olduk. Sonra baktık ki çok sevgili m&uum... Devamı

GÜZEL İSKENDERUN

2013-02-19 16:37:00
GÜZEL İSKENDERUN |  görsel 1

Devamı

PHILIP ZIMBARDO DENEYİ

2013-02-18 19:58:00

  30 yıllık araştırmada bulduğumuz şu; insanların içinde yaşadığı 6 tane ana zaman dilimi var. 2’si geçmişe, 2’si şimdiki 2’si gelecek zamana odaklı. Geçmişe odaklanan insanlar hep ”eski güzel günleri” hatırlar. Başarılar, mutlu doğum günleri, nostalji. Bunlar aile fotoğraf albümleri tutan, aileye ait ritüelleri hatırlayan kişilerdir. Başkaları vardır, sadece pişmanlıklara odaklanırlar. Sadece başarısızlıklara, sadece geçmişteki kötü şeylere odaklanan insanlardır bunlar. Bu yüzden onları pozitif geçmiş-negatif geçmiş olarak ayırıyoruz. Yaşamanın şimdiki zamanda da iki yolu var. Birincisi hedonistik yaklaşım, zevk için yaşamak ve acıdan uzak durmak.Bilginin peşinde, keyif peşinde. Şimdiki zamanda yaşayan diğer gurup ise plan yapmak boş iş diye düşünür. ‘Hayatımın kaderi yazılmış’ derler; dini inancı yüzünden, fakirlik yüzünden. İçinde yaşadığı şartlar yazılmış bir kader. Çoğunluğumuz buradayız çünkü gelecek odaklıyız. Oynamak yerine anlaşmayı öğrendik. Ayartmalara kanmamayı öğrendik. Ama gelecek odaklı olmanın bir başka yolu daha var. Bazı dini inançlara göre; hayat, fiziksel bedenin ölümünden sonra başlar. Gelecek odaklı olabilmek için beklentilerin gerçekleşeceğine inanabilmek gerekir. Eğer enflasyon çok yüksekse bankaya para koymazsınız. Çünkü geleceğe güvenmiyorsunuzdur. Eğer ailenizde bir dengesizlik varsa yetişkinler size verdikleri sözleri tutamaz. Ekvator’a ne kadar yakınasınız o kadar şimdiki zaman odaklı olursunuz. Ne kadar iklimi değişmeyen bir coğrafyada yaşıyorsanız o kadar her şeyin aynı kalacağını hayal edersiniz. Protestanlar her yerde Katolik ülkelerden daha yüksek GSMH’ye sahiptir. Bunun sebeplerinden biri Protesta... Devamı

YAHUDİLER HAKKINDA İDDİALAR

2013-02-18 19:57:00

   YAHUDİ YAZAR ARTHUR KOESLER             “Yahudi diye bilinen ırk, Rusya’dan gelen göçebe bir halktı. Dünyada 1,5 milyon gerçek Yahudi vardır. Geri kalanların İsrail ile hiçbir alakaları yoktur. Eski Ahit’i de, İncil’i de Levi’ler yazdı” demiştir.   YUNAN TARİHÇİ HEREDOT             Mısır tarihinde, kitle göçü diye bir olay olmadığını ve Yahudilerin Mısır’da yaşamadıklarını söylemişti.   MISIRLI TARİHÇİ MİNETTO             Mısır tarihinde kesinlikle Yahudi diye bir ırkın olmadığını, bu ırka mensup bir tane dahi mezar veya yazıt olmadığını, Mısır arşivlerinde Yahudilerle alakalı bir bilginin bulunmadığını belirtmektedir. Mısır Krallığı arşivciliğe ve belgelere çok önem verirdi. Mısır tarihinde hiç Yahudilerden bahsedilmemiş olması, Yahudilerin tarihi yanılttıklarının kanıtıdır demiştir.   ALMAN YAZAR DR. ERICH BROMME             Babil’de esir düşen Yahudilerin hiç geri dönmediklerini belirtmiştir. Yahudilerin düzgün bir tarihi olmadığı için, Babil’deki esaretlerini Mısır tarihine uyarlayarak değiştirmişlerdir. Babil’de bulunan ünlü kişilerin isimlerini Mısır’daki isimlerle değiştirip kendilerine yapay bir tarih yarattıklarını belirtmiştir.   MISIRLI EJİPTOLOG MUSTAFA GADALLA             Tevrat’ta ve Eski Ahit’te adı geçen şahısların ve tarihlerin, gerçekleri ile alakası olmadığını ve uydurulmuş düzmece bir senaryo olduğunu belirtmiştir.        &nb... Devamı

YÖNETİM BİÇİMLERİ VE TÜRKİYE

2013-02-18 19:54:00

  SOSYALİZM Eğer iki ineğiniz varsa birini komşuya verirsiniz.   KOMUNİZM Eğer iki ineğiniz varsa devlet ikisini de alır, size süt verir.   FAŞİZM Eğer iki ineğiniz varsa devlet ikisini de alır ve size süt satar.   NAZİZM Eğer iki ineğiniz varsa devlet ikisini de alır, sizi de kurşuna dizer.   TEOKRASİ Eğer iki ineğiniz varsa devlet ikisini de alır, siz süt duasına çıkarsınız.   BÜROKRASİ Eğer iki ineğiniz varsa devlet ikisini de alır; birini öldürür, sütü satar, kovayı da devirir.   DEMOKRASİ Eğer iki ineğiniz varsa ikisi de greve gider.   TÜRKİYE’DE Eğer iki ineğiniz varsa devlet ikisini de alır, sonra sizi dört inek devlete borçlandırır.     Devamı

YÖNETİM DERSLERİ

2013-02-17 16:46:00

  YÖNETİM DERSLERİ -1- Bir gün bir tavşan ağacın tepesinde oturan papağana sordu: “ben de senin gibi tüm gün boş boş oturabilir miyim?” dedi. Papağan: tabi neden olmasın. Sonra bir kaplan çıktı ve tavşanı yedi. Buradan çıkarılacak sonuç; boş boş oturmak için çok yüksekte oturuyor olmanız gerek.   YÖNETİM DERSLERİ -2- Bir gün hindinin biri, bir ağacın en üstüne çıkmak istedi ve bir inekle karşılaştı. İneğe ağacın tepesine çıkmak istediğini ama hiç gücünün olmadığını söyledi. İnek de neden benim dışkımdan yemiyorsun diyerek hindiye böyle güçlenebileceğini söyledi. Hindi dışkıdan yedi ilk gün birinci dala, ikinci gün ikinci dala ve en sonunda ağacın tepesine ulaştı. Aniden bir avcı hindiyi fark etti ve onu vurdu. Buradan çıkarılacak sonuç; affedersiniz  ama bok yemek sizi en üste çıkartabilir, fakat hep orda kalmanızı sağlayamaz.   YÖNETİM DERSLERİ -3- Vücut ilk kez bina edildiğinde hangi organın müdür olacağı tartışması başlamış. Beyin, vücudun bütün işlevlerinin kendisine bağlı olduğunu, o olmazsa vücudun yaşayamayacağını söylemiş. Ağız, yemek yemezse vücudun açlıktan öleceğini söylemiş. Eller, dışarıdaki bütün işi yapanın kendisi olduğun söylemiş. Birden döt ortaya atlamış ve kendisinin müdür olması gerektiğini söylemiş. Bütün organlar ona gülmüş. Buna kızan döt tüm faaliyetlerini durdurmuş. Bir gün, iki gün derken organlar artık dayanamamışlar. Ve döt müdür  olmuş. Buradan çıkarılacak sonuç; müdür olmak için beyne sahip olmanız gerekmiyor. Herhangi bir “göt “ bunu yapabilir.... Devamı

ÖPÜCÜK NEDİR?

2013-02-17 16:45:00

  Ekonomistler der ki:  ÖPÜCÜK, talebin her zaman için arzdan fazla olduğu bir alışveriştir...  Muhasebeciler der ki:  ÖPÜCÜK, geri dönüşüm sağladığı için kar oranı yüksek bir tür kredidir.  Matematikçiler der ki:  ÖPÜCÜK, sonsuzluktur çünkü burada 2 nin böleni yoktur.  Geometriciler der ki:  ÖPÜCÜK, iki dudak arasındaki en kısa mesafedir  Fizikçiler der ki:  ÖPÜCÜK, kalbin yoğunlaşması sonucu iki dudağın birbirine  yapışmasıdır.  Kimyacılar der ki:  ÖPÜCÜK, iki kalbin birleşmesi sonucu ortaya çıkan reaksiyondur.  Anatomi profesörleri der ki:  ÖPÜCÜK, ask ve heyecan taşıyan bakterilerin tükürük yoluyla ağızdan ağıza geçmesidir.  Fizyoloji profesörleri der ki:  ÖPÜCÜK, insan vücudundan 2 adalenin heyecanla birbirine değerek kasılmalarıdır.  Dişçiler der ki:  ÖPÜCÜK, hem bulaşıcı hem de antiseptiktir.  İstatistikçiler der ki:  ÖPÜCÜK, 90-60-90 ölçülerindeki artma ya da azalmaya bağlı olarak değişiklik gösterebilen bir olgudur.    Filozoflar der ki:  ÖPÜCÜK, çocuklar için oyun, gençler için zevk, yaşlılar için güvendir.    Dilbilgisi öğretmenleri der ki:  ÖPÜCÜK, tekil gibi görünen ama çoğul olan, cins isim gibi görünen ama özel olan ve her cümlede bir anlam ifade eden kelimedir...  Mimarlar der ki:  ÖPÜCÜK, iki dinamik nesnenin arasında sağlam bir köprü oluşturan değerdir.  ... Devamı